Kayıtlar

öykü etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

PARKTAKİ AĞAÇ

Resim
                      PARKTAKİ AĞAÇ  Şehrin en eski ama en güzel çocuk parklarından birinde yaşıyordu. Park yapılmaya başlanır başlanmaz çevresi de düzenlenmiş, o ve diğer ağaç arkadaşları tıpkı rengârenk çiçekler gibi bir fide olarak toprağa dikilmişti. O günden bugüne koca bir ağaç olmuş, aylar, mevsimler ve yıllar birbirini kovalarken çok şey görmüş ve yaşamıştı. Bir zamanlar bu parkta oynayan çocukların kimisi anne baba olmuş, şimdi kendi çocuklarını bu parka getiriyorlardı. Yalnızca onlar mı? Bu semtin ve civarın sakinlerinden her yaşta insan parka gelir, güzel çiçeklerin, yeşil ağaçların, kuş cıvıltısı eşliğinde serinliğin tadını çıkarırlardı. Şehirlerdeki parklar oynamak isteyen çocukların, biraz nefeslenmek, biraz dinlenmek isteyen büyüklerin yerleriydi. Çocuklar oyuncaklarda oynarken, kocaman gövdesinden çıkan dallarının o yeşil serinliğine konmuş banklarda sohbet eden büyükleri dinlemeye doyamaz, hep birile...

Hayal Kutusu : ESKİ EV

Resim
ESKİ EV     Göğe doğru yükselen, pırıl pırıl boyalı yeni yapılmış apartmanların arasında sıkışıp kalmış, bakımsız eski bir evdi. Dökülmüş boyası, kırık kiremitleri, yağmurdan çürümüş tahta panjurlarına rağmen, küçük bahçesinin içinde sevimli bir görüntüsü vardı. Hoş; bahçe de en az ev kadar bakımsızdı ama yine de evin hemen önündeki birkaç meyve ağacının dalları bahçeyi biraz olsun süslüyordu. İçi de dışı kadar eski olan küçük ev, etrafındaki yeni yapılmış apartmanlara baktıkça kendisinden utanıyordu. Artık birilerinin gelip içinde oturacağından ümidini kestiği için, bir an önce yıkılıp yerine şık bir apartman yapılması için dua ediyordu. Belki bu şekilde ona tepeden bakan apartmanların küçümseyici tavrından da kurtulabilirdi. Geçmişte kalan günlerini düşünürken aslında eski ve küçük olmaktan çok, terk edilmiş olduğuna üzüldüğünü fark etti. “Bu halimle kimsenin evi  olamam” diye geçirdi içinden. En iyisi yıkılıp yerine bir apartman yapılmasıydı. Kederle “ne...

Hayal Kutusu : KÜÇÜK SU DAMLASI

Resim
KÜÇÜK SU DAMLASI Küçücük bir su damlasıydı; kocaman bir yağmur bulutunun içinde. Bulut homurdanarak ilerliyordu. Bir yere gelmiş ve “Haydi,” demişti içinde sakladığı damlacıklara, “zaman geldi”. Buluta doluşmuş bir sürü damlacık çığlıklar atarak kendilerini boşluğa bıraktı. Çok eğleniyormuş gibi görünüyorlardı ama nedense bizim küçük damlacık korkmuştu. Aşağıya baktığında başı döndü; “Hayır, hayır! Yapamayacağım” dedi. Sessizce bir köşeye saklandı ve son damla da kendini bırakıncaya kadar ortaya çıkmadı. Epeyce bir süre bulutla yol aldılar. Artık arkadaşlarından çok uzaktaydı. Bulut bembeyaz bir pamuk yığınına dönmüş, güneş çıkınca gökyüzü aydınlanmıştı. Damlacık koca bulutun içinde bir o yana, bir bu yana yuvarlandı. Yan gelip yattı. Sonra biraz hopladı zıpladı. Ama ne yaptıysa kendini oyalayamadı. “ Heeey,” diye seslendi buluta, “ ben çok sıkılıyorum.” Bulut gülümsedi; “ Eeee? Neden yağmadın sen de? Neden arkadaşlarınla atlamadın? Bu sıcak biraz daha devam eder...